
“BENİM ADIM ÇAY…
Bütün duyguların ana vatanıyım,
Zihni Derin’im…
Bir tohumun toprağa düşmesiyle başladı sergüzeşt-i hayatım…
Gök gürültüsüyle uyandım dem dem.
Işığa koşarak yarıldı bağrı toprağın kara bahtı.
Güneşi görmek içindi direncim yıllarca filize dönüşmekti maksadım.
Ve vakit geldi,
Gövdeme güç veren ellerle tanıştı yapraklarım…
Hece hece, mısra mısra dokundum setlerde bayırlarda.
Yağmurlara, sellere ve dahi yellere meydan okudum hamarat yüreklerle
Cennet misaldi yurdum, ırmaklar boyum, deniz kenarım.
Ve maviye hasret yeşile meftun aşk baharımdı hayat…
Dokunan her elde bir dünya hasrettim
Yüreklerde sızı kalplerde ıssızdım
Meşakkatlerle bohçalandım;
Sırtlarda, varangellerde, patikalarda, yollarda savruldum.
Fabrikalarda özenle işlendim, kıvrıldım yaprak yaprak;
Bazen değerli, bazen değersiz oldum acemi ellerde…
Fırsat buldu alternatif tercihler,
Üşenmedim, düştüm gönül veren yüreklere.
Şiir oldum, roman oldum ıssız gönüllerde, yürek yakan metinlerde.
Tadımla, demimle ve kokumla beş bin yıl sürdü sürecek,
Sudan sonra en çok tüketilecek,
Sevilmeye ihtiyacım yok, herkes sevecek.
Zamansız, Mekân siz bir ab-ı hayat ki
Yudumlayan herkese keyif verecek.
Benim adim çay, benim adım aşk.
Çay mühim azizim, bu değişmeyecek...”
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır.
